Blog Arşivleri

Google “Önemli Anlar Türkiye Araştırması”

Google tarafından Haziran 2015’te gerçekleştirilen “Önemli Anlar Türkiye Araştırması”nın sonuçlarına göre markalar için başarıya giden yol önemli “anı yakalamaktan” geçiyor.

Mobil teknolojinin hayatlarımızı radikal bir şekilde değiştirdiği günümüzde artık aralıklarla online olmaktan değil, sürekli bağlı olmaktan, milyarlarca önemli anı online olarak yaşamaktan söz ediyoruz. Bu durum kullanıcıların dilediği şeyi dilediği zamanda bulmasını, yapmasını, seyretmesini ya da satın almasını kolaylaştırırken, bir yandan da pazarlamacıların doğru zamanda doğru mesajla doğru insana ulaşmaları için bugüne kadar hiç görülmemiş fırsatlar sunuyor.
Google’ın Haziran 2015’te gerçekleştirdiği “Önemli Anlar Türkiye Araştırması” da ortaya koyduğu sonuçlarla günümüz tüketicileri için anların önemine, pazarlamacılar ve iletişimciler içinse bu “doğru anları” yakalamanın yaşamsallığına dikkat çekiyor.

Milyarlarca önemli an online olarak yaşanıyor
Birden fazla ekran üzerinden medya tüketimi geçtiğimiz 3 yıl içerisinde internet kullanıcılarının %90'ının
alışveriş, seyahat planı ya da herhangi bir içerik görüntülemek gibi nedenlerle cihaz değiştirmesine bağlı olarak %500 düzeyinde artış gösterdi1. Bu durumsa tüketicilerin ilham ya da bilgi arayışında olduğu, yeni şeyler keşfettiği ya da kararlar verdiği amaç ve tutku odaklı geçirdiği "önemli anları" beraberinde getirdi.
Araştırma kapsamında 'izlemek istiyorum', 'yapmak istiyorum', 'bulmam lazım' ve 'satın almam lazım' anları gibi farklı durumları işaret eden bu anlarla ilgili ilginç veriler ortaya konuyor:

İzlemek istiyorum anları
Akıllı telefon kullanıcılarının %60'ı, ilgili araştırmanın yapıldığı haftadan önce eğlenmek ya da ilham almak için YouTube'u açmış*.
Yapmak istiyorum anları
35 yaşın altındaki internet kullanıcılarının %80'i öğrenmek istedikleri her şey hakkında YouTube'da bir video bulabileceğine inanıyor.
Bulmam lazım anları
İnternet kullanıcılarının %92'si bağlı bir cihazda, çevrim içi veya çevrim dışı içerik veya reklamlar tarafından anında daha fazla bilgi aramaya yönlendiriliyor.
Satın almam lazım anları
Akıllı telefon kullanıcılarının %92'si belirli ürünler için alışveriş yaparken cihazlarını kullanmış.

Markalar için milyarlarca fırsat…
Araştırma sonuçları markalar açısından da söz konusu anları doğru değerlendirmenin sağladığı fırsatlara dikkat çekiyor:

Tercihleri şekillendirme
İnternet tüketicilerinin %71'i bir şirketin mesajının konuyla ilgili olmasının, markayla ilgili düşüncelerini etkilediğini kabul ediyor.
Akıllı telefonlarında araştırma yapanların %63'ü cihazlarında o anda telefonlarından ilgili bilgiye ulaştıkları için normalde düşünmedikleri bir markayı satın almayı düşünüyor.
Kararları etkileme
Akıllı telefonlarında arama (araştırma) yapanların %54'ü cihazlarında o anda ilgili bilgiye ulaştıkları için normalde düşünmedikleri bir markayı gerçekten satın aldığını belirtiyor.
Akıllı telefon kullanıcılarının %75'i mağazada cihazlarını son kullandıklarında bir ürün ya da hizmet hakkında internette buldukları bilginin alacakları kararı etkilediğini söylüyor.

Önemli Anlar Türkiye Araştırması’nda öne çıkan sonuçlardan bazıları ise şöyle sıralanıyor:

  1. Türkiye'de online tüketicilerin %88'i kendisine uygun gelen bir markadan gelen bir mesajı gördükten sonra harekete geçiyor.
  2. 35 yaşın altındaki internet kullanıcılarının %80'i öğrenmek istedikleri her şey hakkında YouTube'da bir video bulabileceğine inanıyor.
  3. İnternet kullanıcılarının %92'si bağlı bir cihazda, çevrim içi veya çevrim dışı içerik veya reklamlar tarafından anında daha fazla bilgi aramaya yönlendiriliyor.
  4. İnternet tüketicilerinin %71'i bir şirketin mesajının konuyla ilgili olmasının, markayla ilgili düşüncelerini etkilediğini kabul ediyor.
  5. Akıllı telefonlarında araştırma yapanların %63'ü cihazlarında o anda telefonlarından ilgili bilgiye ulaştıkları için normalde düşünmedikleri bir markayı satın almayı düşünüyor.
  6. Akıllı telefonlarında arama (araştırma) yapanların %54'ü cihazlarında o anda ilgili bilgiye ulaştıkları için normalde düşünmedikleri bir markayı gerçekten satın aldıklarını ifade ediyor.
  7. Akıllı telefon kullanıcılarının %75'i mağazada cihazlarını son kullandıklarında bir ürün ya da hizmet hakkında internette buldukları bilginin alacakları kararı etkilediğini söylüyor.

(*) Bağlı Tüketici Anketi, 2014/2015
(2) Önemli Anlar Türkiye Araştırması, Haziran 2015

Google_Onemli_Anlar_Turkiye_Arastirmasi

İnfografik için: https://www.thinkwithgoogle.com/intl/tr-tr/infographic/onemli-anlari-kazanmak/

Reklamlar

Erkekler kendi fotoğrafını kadınlardan daha çok çekiyor

Samsung’un İngiltere’de gerçekleştirdiği araştırmaya göre; kullanıcıların üçte birinden fazlası “mükemmel fotoğraf karesi”ni yakalamak için hayatlarının çok önemli bir anını kaçırıyor.
Erkeklerin yüzde 45’i çektikleri fotoğrafı anında paylaşırken, kadınlarda ise bu oran yüzde 57. Kendi fotoğrafını çeken erkeklerin sayısı, kadınların neredeyse iki katı.

Samsung Electronics’in, İngiltere’de gerçekleştirdiği araştırma* sonuçları, kullanıcıların fotoğraf ve fotoğraf paylaşım trendlerine yönelik önemli ipuçları sunuyor. Araştırma, kullanıcıların cep telefonu tercihlerini belirlerken, fotoğraf çekme özelliğini en üst sıraya yerleştirdiğini ortaya koydu.

Araştırmaya katılanların yüzde 41’i havalı ve sosyal etkinliklere katıldıklarını arkadaşlarına ve ailelerine anlatmaktan hoşlandığını söylerken, yüzde 19’u da paylaştıkları içeriğin “beğenilmesi”, “paylaşılması” ya da “retweet edilmesi” gibi sosyal etki yaratması halinde bundan hoşlandıklarını kabul ediyor. ‘Selfie’ kelimesinin Oxford İngilizce Sözlüğü’nün* “yılın sözcüğü” uygulaması için oy aldığı göz önüne alındığında, ankete katılanların yüzde 13’ünün kendilerinin iyi göründüğünü düşündükleri fotoğrafları paylaşmaktan hoşlandıklarını söylemeleri şaşırtıcı değil. Erkeklerin yüzde 17’si bunu yaptığını kabul ederken, kadınlarda bu oran yüzde 10.

Kadınların yüzde 57’si çektikleri fotoğrafı anında paylaşıyor, erkeklerde bu oran yüzde 45
Araştırmaya katılanların yalnızca yüzde 26’sı cihazlarını sadece arkadaş ve ailelerini aramak için kullandıklarını kabul ediyor. Katılımcıların yüzde 52’si arkadaş ve aileleriyle içerik paylaşmak için akıllı telefonlarından çektikleri fotoğrafları anında sosyal medya profillerine yüklediklerini ifade ediyor. Bu eğilim, kadınlarda daha yaygın. Kadınların yüzde 57’si çektikleri fotoğrafı anında paylaştıklarını söylerken, erkeklerde bu oran yüzde 45.

Kullanıcıların yüzde 35’i “mükemmel fotoğraf” için önemli bir anı kaçırıyor
Tüketicilerin akıllı telefonlarında görmekten hoşlandıkları özellikler arasında zoom özelliğine sahip objektif (yüzde 55) ve amacı ne olursa olsun mükemmel bir fotoğraf çekmelerine yardımcı olan farklı kamera modları (yüzde 33) yer alıyor. Katılımcıların üçte birinden fazlası (yüzde 35), mükemmel bir kare yakalama telaşıyla hayatlarındaki çok önemli bir anı kaçırdıklarını belirtirken, yüzde 25’lik bir bölümü konserdeyken, yüzde 24’ü düğündeyken, yüzde 32'si tatildeyken ve yüzde 15'i de bir spor karşılaşması izlerken telefonlarının kamerasının daha iyi olmadığı için hayıflandıklarını belirtti.
*Araştırma, 2.000 kişilik bir örneklem grubun katılımıyla Samsung Electronics adına OnePoll tarafından yapıldı.
**The Guardian, Kasım 2013

Samsung_Fotograf Aliskanliklari Arastirmasi_Infografik

Dijital yayın okurları son 1 yılda 3 kattan daha fazla arttı

Adobe Dijital infografikAdobe'nin yaptığı en son açıklamaya göre, geliştirdikleri ücretsiz “.folio” özelliği, Dijital Yayın Endüstrisi’nin gelişmesinde adeta lokomotif görevi görüyor.

Adobe, Adobe® Digital Publishing Suite (DPS) Programı’nın, djital dergilerde döngü büyümesine neden olduğunu ve dijital okur sayısını ciddi şekilde artırdığını açıkladı.

Adobe DPS'in yaklaşık 3 yıl önceki lasmanından bu yana, mobil cihazlara 150 milyondan fazla dijital yayın indirildiğini kaydeden Adobe yetkilileri, son 1 yıl içerisinde, yayıncıların 2012 yılına kıyasla 3 kattan daha fazla diital baskı okuyucusu kazandığını belirtti. 

Adobe’nin verilerine göre okuyucuların dijital dergilerle daha çok ilgilendiği; abonelerin her ay DOS dijital sayılarına ortalamada 50 dakika* ayırdığını gösteriyor. Bu hızı kullanan Adobe, DPS kullanılarak oluşturulan dijital dergilerin ulaştığı noktaları maksimize etmek amacıyla, 2014'ün ilk çeyreğinde ücretsiz lisansla birlikte dijital dergilere özel. folio formatı için geliştirdikleri teknik özellikleri yayınlayacak. Bu sayede, dijital yayınların kabul görmesi hızlanacak; gazete bayilerinin DPS kullanılarak hayata geçirdikleri dijital dergileri sergilemesini sağlayan kendi görüntüleme uygulamalarını oluşturmaları sağlanmış olacak.

.folio, tüm DPS dergilerinin yayınlandığı ve interaktif dijital sayılar için de fakto standart haline gelmiş bir formattır. Bu ücretsiz lisans, tüm gazete bayisi lisans sahiplerinin. folio görüntüleyiciyi kullanabilmesini sağlayacak.

DPS, etkili okuyucu katılımı sağlıyor

DPS dergi uygulamalarının içinde bulunan tüketici pazarlama araçları, okuyucu artışını desteklerken; her sayı için özelleştirilebiliyor. Özellikleri arasında yayınlanan makalelerin Facebook, Twitter ve Pinterest gibi büyük sosyal ağlarda paylaşılması, her bir makale veya tam sayılar için ücretsiz ön izleme özelliği ve okuyucuları yeni içerik hakkında bilgilendiren anlık özel bildirimler bulunuyor.

Bu araçlar keşifleri arttırarak, içeriğe hemen erişimi sağlıyor ve satın alma tekliflerini yerleştirerek yeni okuyucular kazandırıyor, diğer yandan yayıncıların içerik satışlarını arttırıyor.

Ayrıca, Adobe, yayıncıların, okuyucuda farkındalığı arttırma, veri toplama, optimum fiyatlandırma ve abonelik tekliflerini belirleme ve nihayetinde okuyucu ve satın alma dönüşümünü maksimuma çevirmeleri için DPS özelliklerinden faydalanmaları için bir en doğru uygulamalar rehberi  yayınladı. DPS, çalışanları ve müşterilerine özel güzel uygulama deneyimleri sağlamak isteyen şirketler ve eğitim kuruluşları tarafından da kullanılıyor.

.folio Ücretsiz Lisansa Sahip Olacak

Adobe’den alınan diğer bir bilgiye göre, yayıncıların işletim sistemlerinin yanı sıra DPS dergi uygulamalarının bulunmadığı yerlerdeki gazete bayilerinde bile DPS'i ana dijital yayın platformu olarak kullanma oranında artış olduğunu gösteriyor.

Yayıncılardan Alıntılar…

Nick Bogaty, Adobe Dijital Yayıncılık Yöneticisi

·         "Lider dijital yayın platformu olan DPS, mobil cihazlarda tüketilen tüm dijital sayıların ¾’ünde kullanılmaktadır. Çekici okuma deneyimi ve uygulama içi tüketiciye pazarlama özellikleri, yayıncıları dijital döngüde hızla artan büyümelerini devam ettirmeleri için gereken araçları sunuyor. Bu özellik, DPS'i dijital içerik satışlarını arttıran, ayrıca yüksek değerde reklam deneyimi sağlayan güçlü bir çözüm haline getiriyor."

·         "Adobe uzun süredir içerik yayını ve dağıtımını sağlayan açık dosya formatlarını oluşturuyor ve destekliyor.  PDF, masa üstü yayıncılığı ve belge paylaşımının gelişiminde muazzam bir rol oynadı. HTML5 dahil Web standartları üzerindeki çalışmalarımız ise, web ve mobil uygulamalarda yapılabileceklerin ötesine geçti.  .folio'yu dijital dergiler ve diğer yayınların büyümesinin hızlanması için ücretsiz olarak kullanıma açmaktan dolayı heyecan duyuyoruz." 

Bill Phillips, Men's Health, Rodale Baş Editörü

 "İçeriğimizin pazarlanması iş faaliyetlerimiz için oldukça önemli ve Adobe'un DPS için düzenli olarak dijital kullanıcı tabanımızı büyütmemizi kolaylaştıracak yenilikler sağlayacağına güveniyoruz. Her sayı için ücretsiz ön izleme sağlamak, dergimizin olası abonelerine anlamlı bir şekilde bizi tanıtmakta, bu işlevsellik döngünün ve karın arttırılması için oldukça önemli hale gelmektedir."

EMC Veri Yedekleme ve Kurtarma Çözümleri ile 3 milyon ABD Doları tasarruf

EMC, ileri veri yedekleme ve kurtarma yatırımlarının yarattığı iş değerini belirleyebilmek için; operasyonel kazanımların, yatırımın geri dönüşünün, bu çözümlerin geri ödeme dönemlerinin ölçüldüğü bir araştırma gerçekleştirdi. EMC tarafından gerçekleştirilen IDC araştırmasında, BT karar vericilerine EMC veri yedekleme ve kurtarma çözümlerinin iş değerini gösterebilmek ve onların, bu çözümlerindeki yatırım geri dönüşlerini ve iş değerini daha iyi görebilmelerine yardımcı olunması amaçlandı.

“EMC’nin Veri Yedekleme ve Kurtarma Çözümleri ile Kanıtlanmış İş Değeri Yaratmak: Türkiye ve Orta Doğu Bölgeleri Yatırımın Geri Dönüş Analizi” isimli araştırmaya konu olan şirketler, veri yedekleme altyapılarıyla ilgili olarak toplam yıllık ortalama 2,9 milyon ABD Doları üzerinde tasarruf gerçekleştirdi. Araştırma verilerine göre, sadece,eski teyp kütüphanelerinin kaldırılması ve depolama verimliliğinin veri tekilleştirilmesiyle arttırılması sayesinde, 1,7 milyon ABD Doları dolayında tasarruf elde edildi; bu rakam toplam tasarrufun %58’ini oluşturuyor. Araştırmaya tabi olan şirketler, %454 oranında yatırım geri dönüşünün yanı sıra, çözümlerin geri ödeme süresini ise beş aydan az olarak gözlemledi.

Araştırma, BT çalışanlarının veri yedekleme ve kurtarma görevlerine ayırdıkları sürede %75’lik azalma ve geri yükleme sürelerinde ise, ortalama 9 saatten 1 saate gerileyerek, %88 oranında iyileştirme sağlandığını ortaya koydu. Daha önceleri %40 olarak belirtilen operasyonel kurtarmaların başarı oranı %100’e ulaşarak, üstün bir başarı elde edildi. Bu sonuç, son kullanıcıların uygulamaların geri yüklenmesi ve dosya düzeyinde kurtarma işlemleri için harcadıkları sürede dikkat çekici bir azalma anlamını taşıyor.

Araştırma kapsamında görüşülen şirketlerin büyük bir çoğunluğu, birden fazla EMC yedekleme ürününü kullanıyor. Araştırma sonuçları, EMC çözümleriyle yapılan yedekleme dönüşümünün maliyet ve zaman tasarrufu sağladığını, son kullanıcı üretkenliğini arttırdığını ve BT çalışanlarına veri yedekleme ve kurtarma konularında yönetimsel kolaylıklar sağladığını ortaya koydu.  

Araştırma; EMC Data Domain, Avamar ve NetWorker’ın da içinde bulunduğu, EMC’nin veri  yedekleme ve kurtarma çözümlerini kullanan, Orta Doğu ve Türkiye’deki dokuz şirketin verdiği yanıtlar doğrultusunda yürütüldü. Araştırma kapsamında şirketlerden, EMC veri yedekleme çözümlerinin kurulumundan önceki, kurulum esnasındaki ve kurulum sonrasındaki şirket içi BT işlemlerini, altyapılarını ve gider verisini paylaşmaları talep edildi. Araştırmacılar daha sonra ürün, kurulum ve entegrasyon maliyetlerinin yanı sıra, devam eden yazılım ücretleri ve BT bakım sürelerini göz önünde bulundurarak, kurulumu yapılan ürünlerdeki maliyetin karşılanma süresini ve yatırımın geri dönüş

değerlerini hesapladı. Alan yönetimindeki iyileşmeler ile üretim, geçerlilik ve verimlilikteki artışlar gibi faktörler de, maliyetlerde görülen azalmanın yanı sıra, son yatırım geri dönüşü analizine eklendi.

EMC-InfoGraphic

Türkiye de e-ticaret en çok kadınlar tarafından güvenli bulunuyor

İnternetten Alışveriş yaparken dikkat edilecek hususlarTürkiye’de ki e-ticaret sitelerinin kullanıcı eğilimleri konusunda yaptığı araştırmanın  raporunu yayınlayan Danışman Atıf Ünaldı , e-ticaret siteleri en çok kadınlar tarafından güvenli bulunuyor dedi. En çok alışveriş yapılan siteler arasında gittigidiyor.com un ilk sırada yer aldığı raporun sonuçlarına değinen  Atıf Ünaldı “E-ticaret sitelerinde, kadın kullanıcılar daha çok satın alma yapma eğilimindeler bunun sebebi de internetten alışverişi güvenli bulmaları. Ürünlerin görsellerine dikkat eden ve ayrıntılarına bakan kadın kullanıcılar, sonrasında fiyatlarına bakıyor ve beğenilerini satın almaya dönüştürüyorlar“ dedi

Ayrıntılı inografik bilgilere ve araştırma sonuçlarına http://www.atifunaldi.com.tr/eticaret-raporu adresinden ulaşılabilirsiniz.

İstanbul’un Kalbi Trafikte Atıyor: IBM Trafik İnfografiği

Bugün dünya metropolleri arasına adını yazdıran İstanbul’da yaklaşık 14 milyon kişi yaşıyor.

Bu nüfus sürekli hareket halinde ve trafikteki hareket sayısı günde 40 milyona ulaşmış durumda.

Üstelik trafikteki yoğunluk bayram ve okul sezonu gibi dönemlerde daha da artıyor.

Ulaşımda karşılaşılan en büyük zorluk olarak %74 ile sıkışıklık ve % 66 ile de aşırı kalabalık olarak belirtiliyor.

İstanbul’lular günde yaklaşık 30 dakikalık yolculuk için yılda ortalama 118 saat kaybediyor

Düzenli okula ve işe gidenlerin yüzde 54’ü her gün 1 saatten fazla zamanı trafikte geçiriyor.

Sağlık ve eğitimden sonra beklenen en önemli 3. kamu hizmeti ulaşım

IBM şimdi ‘İstanbul Bilişim Zirvesi: Akıllı Şehirler Kongresi'nde!

Bu yıl 13-14 Kasım’da gerçekleşecek olan Akıllı Şehirler temalı ‘İstanbul Bilişim Zirvesi’nin farklı oturumlarında IBM yer alıyor.

ibm_infografik_1
ibm_infografik_2

Veri Yedekleme İle İlgili Doğru Bilinen 7 Yanlış

double-takeDouble-Take, özellikle kurumlar açısından hayati önem taşıyan veri yedekleme ile ilgili doğru bilinen 7 yanlışa dikkat çekti. Double-Take’in Türkiye distribütörlüğünü yapan Stratus Bilişim Sistemleri’nden Teknik Müdürü Erkan Tuğral, bu konuda doğru bilinen yanlışların veri kaybına yol açabileceğini söyledi.

Sanal ortamlar için kullanılan çoğu felaketten kurtarma ve iş sürekliliği teknolojileri sadece tek bir ortam ve belirli problemler üzerine çözümler sunuyor. “Bütün kritik uygulamalarınızın ve verilerinizin erişilebilir olduğuna emin olmak için, yeteri kadar esnek ve güçlü olmayan tek boyutlu çözümleri kabul etmek zorunda değilsiniz” diyen Erkan Tuğral, Double-Take’in 7.0 sürümünün, ajanlı ve ajansız koruma seçenekleriyle bütün fiziksel, sanal ve bulut sunucuların korunmasını sağlayan ilk ve tek iş sürekliliği, felaketten kurtarma ve taşıma çözümü olarak öne çıktığını söyledi.

Yanılmak kolay
Erkan Tuğral, kritik sunucu, iş yükü ve verileri korumak söz konusu olduğunda yanılmanın çok kolay olabildiğine dikkat çekerek, “doğru bilinen yanlışlar veri kaybına yol açabilir” diye konuştu. Tuğral doğru bilinen yanlışları ve gerçek doğruları şöyle sıraladı:

  • Yanlış
  • Ajansız koruma, sanal makineleri korumak için tek yöntemdir.

Doğru

  • Gelişmiş uygulama farkındalığı ve gerçek zamanlı işlem tutarlılığı olmadan, yalnız başına ajansız koruma, korumanın esnekliğini sınırlar. Sanal makineleri tam olarak koruyabilmek için ajan-tabanlı korumaya ihtiyaç duyarsınız.
  • Yanlış
  • Erişilebilirlik için en iyi seçim Storage tabanlı replikasyondur.

Doğru 

  • Storage-tabanlı replikasyon yavaştır, üreticilerin aynı olması gerekir, saklı ücretlendirmeler içerir ve teknolojik gelişmeleri sınırlıdır. Sunucu tabanlı replikasyon ise en iyi performansı sağlar ve çapraz platformlar arası çalışabilir.
  • Yanlış
  • Farklı hipervizörler arası koruma sağlanamaz.

Doğru

  • Ajansız teknolojiler platformlar arası koruma sağlayamaz. Fakat ajan tabanlı teknolojiler sağlar.
  • Yanlış
  • Sanal felaket kurtarma için en iyi çözüm halen yedeklemedir.

 Doğru

  • Sanal tabanlı çözümlerin birçoğu periyodik yedekleme kullanıyor,

          bu yöntemin sonucu ise kötü RPO (Kurtarma Noktası Hedefi).

  • Yanlış
  • Sanallaştırma yalnızca tek yöne ilerler.

 Doğru

  • İş yüklerinin fiziksel, sanal ve bulut çözümler arası taşınabilir olması gerekirken bir çok taşıma ve koruma çözümü orijinal kaynağa geri dönüş sağlamaz.
  • Yanlış
  • Ajansız replikasyon çözümleri bütün uygulamaları koruyabilir.

Doğru

  • Bütün uygulamalar aynı değildir. Bazıları daha çok veya daha iyi korunmaya ihtiyaç duyar.  Felaket kurtarma stratejiniz kritik uygulama ve iş yükleriniz için gerçek zamanlı replikasyon sağlamalıdır.
  • Yanlış
  • Ajansız replikasyon çözümleri kendi seçebileceğim bir bulut hizmetine felaket kurtarma yapabilir.

 Doğru

  • Ajansız çözümler teknoloji tercihlerinizi ve bulut sağlayıcılar arası seçiminizi sınırlayabilir. Ajan tabanlı replikasyon ise platform bağımsız koruma ve uyumluluk sunar.

7  Yanlışın Sonu

Kurumlara seslenerek, 7 yanlışı değerlendiren Erkan Tuğral, şu tespiti yaptı: “Artık sanal sunucu korunması ve iş yükü taşınabilirliği hakkındaki yanlışları yıktığımıza göre tüm sanal makineleriniz için basit bir felaket kurtarma yöntemi kullanmanız için kandırılamayacaksınız. Veri merkezleri karmaşık ortamlardır ve Double-Take 7.0 gibi bir çözüm size birleşik koruma sağlayacaktır. Double-Take, kanıtlanmış felaket kurtarma ve fiziksel, sanal ve bulut ortamları arasında dönebilen erişilebilirlik teknolojileri sunar.”

Double-Take_Infografik

İşi her yerden yapar olduk

Xerox’un araştırma sonuçlarına göre her 5 çalışandan 3’ü verimli çalışabilmek için ofiste bulunmak zorunda olmadığını düşünüyor. Xerox, çalışanların ofis dışından daha verimli çalışabilmeleri için kişisel cihazlarla ağa bağlanma ve uzaktan baskı alma gibi imkanlara ulaşması gerektiğini söylüyor.

Xerox, çalışma alışkanlıklarının değiştiğini, mobil çalışmanın giderek  yaygınlaştığını söyleyerek, şirketlerin mobil çalışmayı destekleyen  yeni bir iş süreç yönetimini hayata geçirmeleri gerektiğini  vurguluyor. Mobilite iş hayatımızı ve çalışma şeklimizi değiştiriyor,  akıllı telefonlar ve tablet cihazlarla hareket halindeyken sanki  işteymiş gibi çalışılabiliyor. Günümüz çalışanlarının büyük çoğunluğu,  internete bağlı oldukları sürece, nerede olurlarsa olsunlar  çalışabileceklerini düşünüyor. Çalışanlar, verimliliklerini artırmak  için sahip oldukları kişisel cihazları da her geçen gün daha fazla iş  için kullanıyor. 

İşte kişisel cihaz kullanım oranı büyüyor

Xerox’un açıkladığı ve bağımsız araştırma şirketlerince dünya  genelinde yapılan çalışmalara göre, gelişmekte olan ülkelerde  çalışanların yüzde 75’i kişisel bilgisayarlarını, akıllı telefon ve  tablet cihazlarını işe getiriyor ve iş dışında da iş amaçlı  kullanıyor. Gelişmekte olan ülkelerde bu oran yüzde 44 seviyesinde  bulunuyor. Ofis dışında çalışanı olan şirketlerin, yüzde 87’si mobil  çalışanlarına cihaz temin ediyor ve ilgili masraflarını karşılıyor.  Araştırma sonuçlarına göre her 2 çalışandan 1’i iş için kendi mobil  cihazını kullanıyor. Çalışanların yaklaşık yüzde 80’i yakın bir  zamanda kendilerine ait bir tablet cihazın sahibi olacak. Hali hazırda  çalışanların yüzde 44’ünün kendilerine ait bir tablet cihazı bulunuyor.

Çalışanlar mobil haldeyken baskı almak istiyor

Çalışanların yüzde 60’ı tablet cihazları üzerinden şirket ağına  erişmek ve özellikle de ofis cihazlarına bağlanarak baskı almak  istiyor.Şirketlerin yüzde 50’si mobil çalışanlarının hareket  halindeyken kağıt üzerinden okumanın rahatlığından dolayı iş  dosyalarını basmak istediğini belirtiyor. Mobil çalışanlar ofislerinde  yer alan bir dokümana internet üzerinden uzaktan erişerek bulundukları  ortamdaki bir yazıcıdan basabilmeyi talep ediyor. Şu an için her 5  çalışandan sadece 1’i mobil cihazları üzerinden baskı alabiliyor. Şu  an şirketlerin yüzde 25’i mobil baskı üzerine inceleme ve araştırma  yapıyor. Şirketlerin sadece yüzde 5’i mobil baskı kullanıyor. Müdürler  ve IT yöneticileri mobil baskı trendini yakalamaya, çalışanlarına  mobil cihazlardan baskı imkanı sağlamaya çalışıyor.

Xerox’un mobil çalışanların istedikleri her ortamda mobil  cihazlarından baskı alabilmelerini sağlamak için Xerox Mobile Print  adlı bir uygulaması bulunuyor. Xerox Mobile Print uygulaması dizüstü  bilgisayarlara, akıllı telefon ve tablet bilgisayarlara ücretsiz  olarak yüklenip, kullanılabiliyor. Bu uygulamayı mobil cihazlarına  indiren kişiler, bulundukları ortamlarda kablosuz bağlantıyı  destekleyen marka bağımsız her ofis cihazı üzerinden baskı alabiliyor.

Akıllı telefon ve tablet bilgisayar kullananlar, yüzde 36 oranında  e-posta gönderip almak, yüzde 35 oranında internette surf yapmak,  yüzde 12 oranında okuma amaçlı ve yüzde 7 oranında da video seyretmek  için bu cihazları kullanıyor. Akıllı telefon ve tablet cihazlardan  2012 yılı itibarı ile 30.1 milyar olan uygulama indirme miktarının,  2016 yılına gelindiğinde 300 milyar uygulamaya ulaşması bekleniyor.

Dünya genelinde yapılan araştırmalar, mobil teknolojilerin  gelişimi ile beraber yaygınlaşan ofisten bağımsız çalışma modellerinin  giderek artacağını gösteriyor. Şirketler, mobil çalışma koşullarını  sadece sık seyahat eden çalışanlarına değil diğer ofis çalışanlarına  da sunmayı planlıyor. Özellikle işe geliş gidişlerde yaşanan trafik  sorunu ile kaybedilen zamanı ve çalışma enerjisini geri kazanmak  isteyen şirketler bu yaklaşımı normal ofis çalışanlarına da sunmayı  düşünüyor. Buna yönelik yeni İK stratejileri ve uygulamaların  önümüzdeki dönemin en çok konuşulacak konuları arasında yer alacağı  söyleniyor. 

İşi her yerden yapar olduk

Dünya ve Türkiye Bilişim Pazarı

Bilişim sektörü ile ilgili olarak birkaç kaynaktan edindiğimiz verilerden yola çıkarak bir infografik hazırladık. Bu infografikte; dünya bilişim sektörü ve gelecek ile ilgili tahminler, Türkiye bilişim pazarında ürün ve hizmet gruplarının dağılımı ile sektör ve kategori bazında Türkiye'de ilk 500 bilişim şirketinin satış gelirlerine ait veriler yer alıyor.

bilisim-pazari-turkiye-info

İnternet kullanan her 5 kişiden biri online alışveriş yapıyor

PrintÜye ağıyla Türkiye e-ticaret sektörünün yüzde 90’ını temsil eden Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD), ülkemizde online alışveriş sektörünün gösterdiği gelişmeyle ilgili bir infografik hazırladı. Elde edilen verilere göre, Türkiye’de 
e-ticaret her geçen yıl daha da yükselen bir trend olarak seyrediyor.

Türkiye’nin 2012’de e-ticarette yüzde 35’lik büyümeyi yakaladığı infografiğin dikkat çeken sonuçları arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra kadınların çoğunlukla giyim ve aksesuar, erkeklerin ise elektronik ve bilgisayar ürünlerini internetten sipariş verdikleri gözleniyor

Üye ağıyla Türkiye e-ticaret sektörünün yüzde 90’ını temsil eden Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD), Türkiye’de e-ticaretin durumunu gözler önüne seren bir infografik yayınladı. BKM’den alınan verilerle hazırlanan infografik, her geçen yıl e-ticarete olan yatırımların daha da arttığını ortaya koyuyor.

İnfografiğe göre, işlem adedi ve işlem hacminde en yüksek artış, ocak 2012 ile 2013 arasında görülüyor. Ocak 2012’de işlem adedi 11.293.693 olarak belirtilirken ocak 2013’te bu rakamın 15.737.905’e yükseldiği gözleniyor. İşlem hacminde ise aynı zaman aralığında geçen bir yıllık sürede ortaya çıkan 1.125,06 milyar TL’lik artış dikkatlerden kaçmıyor.

“Online Alışveriş” arayanların sayısı hızla artıyor
İnfografikte internet üzerinden online alışveriş sitelerini aratanların da 2007 yılından bu yana hızlı bir şekilde artış gösterdiği görülüyor. İnternet üzerinden kredi kartıyla yapılan ödemelerin hacminde de büyük bir sıçrama olduğu dikkat çekiyor. E-ticaretin ülkemizde kendini yeni göstermeye başladığı yıl olan 2008’de 8 milyar 276 milyon TL olan hacmin, 2013’ün sadece ilk dört ayında 7 milyar 997 milyon TL’lik rekor bir rakama ulaştığı çarpıcı bir sonuç olarak gözler önüne seriliyor.

2012’de 18 milyon kredi kartı kullanıldı
Ülkemizde 2012 yılında yüzde 35’lik bir büyüme oranının yakalandığının da belirtildiği infografikte, 2012 yılında kullanılan kredi kartı sayısı 18 milyon olarak açıklandı. Ayrıca Mastercard’dan alınan verilere göre, alışverişlerin yüzde 50’ye yakınının üç büyük ilde gerçekleştiği de infografiğin konuları arasında kendine yer buldu. Online alışverişin yüzde 28,39’unun İstanbul, yüzde 13,62’sinin Ankara, yüzde 7,45’inin İzmir’den yapıldığı belirtildi. Diğer illerin oranıysa yüzde 50,54.

Internet kullanan 5 kişiden biri online alışveriş yapıyor
İnfografikte Türkiye’de internet erişimi olan hanehalkı 32.438.200 olarak ifade edilirken, Facebook’un Türkiye nüfusu da aynı rakama denk geldi. Bunların yanı sıra bireylerin yüzde 37.8’inin düzenli internet kullandığı açıklandı. İnterneti kullanan en yüksek yaş, 16 – 24 aralığı oldu.

Alışverişlerde cinsiyet dağılımı da infografikte yer aldı. Elde edilen verilere göre, alışveriş yapan kadın sayısında artış var ancak erkekler hala hakimiyetini koruyor. Alışverişi sonlandırma aşamasında erkekler kadınlardan önde olsa da karar verici konumunda kadınlar bulunuyor.

Yapılan alışverişlerde sepet ortalaması artıyor
Ayrıca infografikte sigorta işlemleri çıkartılarak sepet ortalamaları da hesaplandı. 2008 yılında ortalama 140 TL olduğu görülen ortalamaların 2013’ün ilk çeyreğinde 200 TL’ye ulaştığı gözlendi.

Yine Mastercard’dan alınan verilere göre, internetten alışveriş alışkanlıkları da hesaplandı. Kullanıcıların ağırlıklı olarak 0,69 ayda bir e-ticarete başvurdukları anlaşıldı.

Internetten en çok satın alınan ürünler de cinsiyete göre farklılık gösterdi. Elde edilen bilgilere göre, erkeklerin yüzde 39’u elektronik ve bilgisayar ürünlerini tercih ediyor. Kadınların yüzde 41’i ise giyim ve aksesuar kategorisinden alışveriş yapıyor.

Sosyal medyada Türkiye ilk sıralarda

İnfografikte, dünya kullanıcı sıralaması baz alınarak hazırlanan rakamlara göre sosyal mecralarda Türkiye’deki internet kullanıcıları ilk sıralarda yer aldı. İnfografiğin en dikkat çekici noktalarından birini oluşturan listede, kullanıcı sayısı açısından Türkiye, Facebook’ta 6. sırada, Twitter’da 11. sırada, Youtube’da ise 14. sırada yer aldı.

%d blogcu bunu beğendi: